Longevity Nature

YOGA İLE GENÇ KALIN: TELOMER – YOGA BAĞLANTISI

Yoga yapanlar yoganın kendilerini gençleştirdiğini, daha güçlü ve esnek hissetiklerini ve olduklarından daha genç göründüklerini sık sık dile getirirler. Düzenli yoga yapmanın fiziksel, ruhsal ve zihinsel iyilik hali üzerinde gayet olumlu etkilerinin olduğu iyi bilinen bir gerçek. Bunların yanında yoganın çok önemli başka bir yardadı da yaşlanmayı geri döndürmesi başka bir deyişle genç kalmayı sağlaması olabilir mi? Son yıllarda yapılan çalışmalardan elde edilen kanıtlar yoganın yaşlana sürecini yavaşlatabileceğini, ömrümüzü uzatabileceğini ve daha sağlıklı bir biçimde yaşlanabileceğimizi gösteriyor. Peki yoga bütün bunları nasıl başarabilir. Araştırmacılar normal yaşlanma sürecinde oluşan bazı genetik değişimlerin yoga tarafından azaltıldığı düşüncesindeler.

Yaşlanmayı ölçmenin en iyi yöntemlerinden biri telomer uzunluğuna bakmak: Telomerler kromozomların uçlarında bulunan yapılar. Bunlar aynen bir ayakkabı bağının ucundaki silindir şeklindeki plastik parçaları gibi, kromozomların “çözülmesini” önlüyorlar. DNA replikasyonu sırasında yani hücreler bölündüğünde telomer kıısımları genellikle replike olmuyor yani çoğalmıyor. Bu da her bölünmeyle hücrelerin telomerlerinin kısalması anlamına geliyor. O nedenle yaşlılarda telomerler kısalma eğiliminde. Telomeraz adı verilen bir enzim uçlara yeni DNA ekleyerek telomer kısalmasını önleme yönünde etki gösteriyor.  Bu enzim telomerlerin hücreye ölme veya bölünme sinyali vermelerini durdurmaya çalışıyor. Telomerazın bu çabasına rağmen telomerler yine de zaman içerisinde kısalıyorlar ve hüücre sonunda işlevine son veriyor ve canlılığını yitiriyor. Bu aynı zamanda bilim adamlarının hücresel yaşlanma sürecini araştırmları için onlara eşsiz bir fırsat sunuyor. Sonuçta bir kişinin yaşamı boyunca telomerler kısalmaya devam ediyor ve bu kısalma pek çok hastalıkla bağlantılı. Telomer kısaldıkça ömrümüz de kısalıyor. Son yıllarda kısalan telomerlerin birçok kanser türü, inme (felç), vasküler demans, kalp damar hastalıkları, obezite, osteoporoz ve diyabet dahil yaşlanmayla ilişkili pekçok hastalıkla yakın bir bağlantısının olduğu ortaya çıkarıldı.

Neyseki telomerleri hızla kısalmaktan korumak için yapabileceğimiz bazı şeyler var. Yoga ve meditasyon da bunlardan biri. The Lancet Oncology  dergisinin 16 Eylül 2013 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışmada 5 yıl süreyle 35 erken evre prostat kanserli hastalarda sağlıklı bir yaşam tarzının parçası olarak uygulanan yoganın telomer uzunluğunu yüzde 10’a varan anlamlı ölçüde etkilediği bulunmuş. Yoga yapmayan grupta ise yüzde 3 civarında kısalma gözlemlenmiş.  Başka bir çalışmada ise yoganın depresyonlu hastalarda ve Alzheimer hastalarında 12 haftada beyin işlevlerinde ve semptomlarda düzelme sağladığı saptanmış. Bu değişiklikler beyin MR görüntülemelerinde belgelenmiş durumda. Son olarak yaşla birlikte oluşan beyin küçülmesinin yoga yapanlarda daha az olduğu gösterilmiş.

Bunların tümü yoganın esneklik, kuvvet ve genel iyilik hali yanında yaşlanma süreci üzerinde ciddi olumlu etkilerinin olduğunu ortaya koyuyor.

2010 yılında Psychoneuroendocrinology dergisinde yayınlanan bir çalışmada yoga/meditasyon, telomeraz aktivitesi ve pozitif psikoloji arasındaki bağlantı incelendi. Üç aylık bir yoga döneminden sonra katılımcılarda telomeraz aktivitesinin artması yanında farkındalıklarında ve psikolojik durumlarında düzelme olduğu saptandı.

Kaliforniya Üniversitesi bilim adamları farkındalığı artıran yoga çalışmaları yapan kadınlarda telomerlerin daha uzun olduğunu ve hücresel yaşlarına 4-5 yıl geri aldıklarını yani akranlarına göre hücre yaşlarının daha genç kaldığını gösterdi. Meditasyon ve telomer bağlantısıyla ilgili olarak Brain, Behavior, and Immunity dergisinde 2013 yılında yayınlanan bir çalışmada meditasyon yapan kadınlarda telomer  uzunluğunun daha fazla olduğu kanıtlandı.

 

Yoga bu yararları nasıl sağlıyor?

Araştırmacılara göre yoganın sağladığı pozitif psikolojik durum kişilerin kronik stresle başa çıkma kapasitesini artırıyor ve onların ruhsal iyilik halini sürdürmelerini sağlıyor. Yoga uygulamasının temel özelliği olan bu stres azaltıcı etki aslında bağışıklık hücrelerinde uzun yaşamayı tevik eden telomeraz enzimi fonksiyonu ile yakından ilgili. Başka bir deyişle ruh ve zihindeki iyilik hali bedensel iyilik halini etkiliyor. Yoga da bunu sağlayan bir araç.

Telomer uzunluğu ve hücre işlevi yalnızca genel yaşlanma süreciyle ilgili değil. Kısalan telomerler kalp hastalığından diyabete, osteoporoza ve Alzheimer’e kadar pekçok kronik dejeneratif hastalık süreciyle ilişkili. Dolayısıyla yoganın kronik hastalıklara yakalanmayı önleyici bir etkisi de olabilir. Zaten yoga yapanların genellikle daha sağlıklı, kronik hastalıklara yakalanmadan  uzun bir ömür sürebilmeleri de bunu gösteriyor. Kuşkusuz bu alanda henüz daha çok çalışma yapılması gerekiyor. Yoga veya meditasyonun uzun ömürle ilişkisi, zaten iyi bildiğimiz sağlıklı bir ruh-beden-zihin bağlantısının önemini bir kez daha göstermiş oluyor.