Neck Thyroid Compressed

Tiroid Hastalığının ilk Belirtisi Tiroid Antikorları Olabilir

Hashimoto tiroiditi ve başka otoimmün hastalıkların üç faktöre bağlı olarak geliştiğini biliyoruz:
Bunlar genetik yatkınlık, bağırsak geçirgenliği (intestinal permeabilite) ve otoimmün tetikleyicilerdir. Bu faktörlerden ikisini — bağırsak geçirgenliği ve tetikleyiciler — yaşam tarzı müdahaleleriyle etkilemek mümkündür.
Hashimoto gibi otoimmün hastalıklarda söz konusu olan tetikleyiciler vücudumuzda “kendi hücrelerini tolere etme eksikliği” denen bir durumun gelişmesine yol açar. Yani vücudumuz artık kendi dokularını “kendisinin parçası olarak” tanıma yeteneğini kaybeder. Onlara birer yabancı istilacı muamelesi yapmaya başlar. Başka bir deyişle, vücut artık kendine ait bir dokuyu “tolere edemez” hale gelir. Bu tolerans eksikliği, otoimmün hastalığa neden olan şeydir. Hashimoto tablosunda vücut immün toleransını kaybetmeye başladığı zaman kanda tiroid antikorlarının ortaya çıktığı görülmektedir. Tiroid antikorlarını tiroid hastalığının gidişini izlemek için kullanmak mümkündür. Hashimoto ve tiroid antikorlarıyla ilgili bazı soruyarı bu yazıda cevaplamaya çalışacağım:
• Hashimoto gelişiminin 5 evresi nelerdir?
• Tiroid antikorları ne anlama gelir?
• Antikor sayısı önemli mi?
• Pozitif olduklarında tekrar test edilmeleri gerekir mi?
• Hangi antikor düzeyi Hashimoto remisyonunu gösterir?
• Tiroid antikorlarıyla hipotiroidizm ve başka otoimmün hastalık tiplerinin riskini kestirmek mümkün mü?
Hashiomoto gibi otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin vücudun kendi hücrelerini saldırmasıyla ilgilidir. Hastalığın öncesinde bakteri hücreleri, toksinler, gıda duyarlılığı gibi tetikleyici bir faktör, bağışıklık sistemini bu yabancı unsurlara saldırıya geçmesine neden olabilir. Otoimmün hastalıklarda moleküler taklit denen bir mekanizma nedeniyle, bağışıklık sistemi, yabancı unsurlara yapısal benzerlik gösteren kendi hücrelerine saldırmaya başlar.
Hashimoto olgularının çoğunda, tiroid işlevinin etkilenmesinden çok önce, semptomlar ortaya çıkmadan evvel vücut tiroid hücrelerine karşı immün toleransını yitirmiştir. Bu durum tiroid antikorlarının oluştuğunun gösterilmesiyle anlaşılır. Yapılan testlerle tiroid antikorlarının arttığı gösterilebilirse tiroid hastalığı henüz açığa çıkmadan veya ilerlemeden bunun önlenmesi mümkün olabilir.
TSH Düzeyi Normal Olabilir!
Tek başına TSH testine güvenilmesi, tiroid hastalığının gözden kaçmasına neden olabilir. Kimi zaman tanıdaki bu gecikme yıllarca sürebilir. Tiroid antikorları birçok olguda bir tiroid probleminin ilk göstergesidir. TSH testinde bir anormallik saptanmasından 5, 10, bazen 15 yıl önce tiroid antikorları yükselmiş olabilir. Tiroid antikorlarının yükselmesi tiroide karşı aktif bir saldırı ve imha hareketinin başladığı anlamına gelir. Bu süre içerisinde otoimmün süreç ilerlediğinden, kişide TSH normal olsa bile kronik yorgunluk, anksiyete, panik atak, depresyon, saç dökülmesi gibi semptomlar bulunabilir.
Sonunda TPO antikorlarına bakıldığında bunların 2000 IU/mL gibi yüksek seviyelere çıktığı görülebilir (optimal sınır 2 IU/mL’nin altındadır). O nedenle tiroid hastalığından kuşkulanılan bir kimsede “normal TSH” varlığına rağmen tiroid antikorlarının yüksek olması durumunda, tiroidin yeterli hormon yapamayacak kadar hasar görmesi, artık sadece bir zaman meselesidir.
Tiroid antikorlarının tiroid semptomların görülmesinden önce bir erken uyarı sistemi olduğunu daha iyi anlamak için şimdi Hashimoto hastalığının seyrindeki 5 evreye bakalım:
Evre 1: Genetik Yatkınlık
Bu evrede kişide Hashimoto bulgusu yoktur. TSH ve tiroid fonksiyonu normaldir. Tiroid antikorları yüksek değildir. Tirodi bezi biyopsisi tümüyle normal sonuç verebilir. Kişide sadece genetik yatkınlık vardır. Gene hatırlatalım ki hastalığın ilerlemesi için gerekli 3 koşul: Genetik, bağırsak geçirgenliğinin bozulması (intestinal permeabilite) ve bir veya daha fazla tetikleyicinin olmasıdır.
Evre 2: İmmün Toleransın Kırılması (Hashimoto için erken uyarı sinyali!)
İkinci evrede, tiroidin immün toleransını kırıldığı görülür. Tiroid bezinde bağışıklık hücreleri yoğunlaşmaya (beyaz kan hücresi infiltrasyonu) başlamıştır. Bu evre aynı zamanda tiroid antikorlarının yükseldiğini gördüğümüz evredir. İkinci evre yıllarca – on yıl veya daha uzun – sürebilir. Ardından evre 3 veya 4’te semptomlar ve tiroid fonksiyonunda değişimler görülmeye başlayacaktır.
Evre 3: Subklinik Hipotiroidizm
Üçüncü evrede tiroid antikorlarının yükselmesine ek olarak TSH yükselmeye başlar. Tiroid bezinde bağışıklık hücresi birikimi de vardır ama T3 ve T4 düzeyleri halen normaldir. Çoğu hastada bu evrede bazı hipotiroidi semptomları veya otoimmün semptomlar bulunur.
Evre 4: Aşikar Hipotiroidizm
Dördüncü evrede hipotiroidizm aşikar hâle gelmiştir. Tiroid bezinde önemli ölçüde hasar meydana gelmiştir. Tiroidin bu evrede tiroid hormonu düzeylerini artık normal sınırlar içerisinde tutması mümkün değildir. T3 ve T4 düzeylerinde değişme olduğu görülür.
Evre 5: Hashimoto’nun İlerlemesi ve Başka Otoimmün Bozuklukların Ortaya Çıkması
Beşinci evrede Hashimoto ilerlemiştir. Yeni otoimmün bozukluklar tabloya eklenebilir. Bu evrede hastada Romatoid Artrit, Lupus gibi başka otoimmün hasalıklara tanı konulabilir.
Hastalığın seyrinde, erken müdahele için en iyi fırsat, tiroid antikorlarını saptayabileceğimiz ikinci evredir. Antikor bulgusu Hashimoto için en erken “uyarı sinyali” olarak kabul edilebilir.
Hipotiroidisi Olmayan Hastada Tiroid Antikorlarının Önemi
Tiroid antikorları, hipotiroidizm olmadığında bile çeşitli semptomların görülmesiyle birlikte olabilir. Evre 2’de tiroid antikorları varsa kişide yorgunluk, anksiyete, stres, düşük yapma, kilo artışı ve kendini iyi hissetmeme gibi pek çok spesifik olmayan semptom görülebilir.
Tiroid antikorlarının varlığını doğrulamada, bu tip semptomlar kişide tiroid hastalığının gelişmesiyle ilişkilendirilemez. O nedenle, semptomların yanlış yorumlanması ve tiroid hastalığı tanısının gecikmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Belirli bir duruma özgü olmayan evre 2’deki tablo yanlışlıkla anksiyete bozukluğu, yorgunluk (hatta bazen tembellik), depresyon, bipolar bozukluk, menopoz ya da hastalık hastalığı gibi hatalı tanılara yol açabilir. Oysa bu evredeki kişilerde yıllarca yüksek tiroid antikorları mevcuttur.
Hastalar bu evrede teşhis edilmediğinde hastalık subklinik hipotiroidzm dediğimiz üçüncü evreye ilerler. Evre 4’te ise TSH düzeyinde değişme ve evre 5’te otoimmün tiroiditin yanı sıra başka otoimmün hastalıklara progresyon görülür.
Burada tiroid hastalığı bulunmayan normal kişilerde de (genel popülasyon) düşük miktarda tiroid antikoruna rastlanabileceğini belirtmek gerekir. Nitekim genel popülasyonun yüzde 5 ila 27’sinde 35 IU/mL’nin altında antikor düzeylerinin bulunması mümkündür. Ancak bu sınırın dışında kalan yüksek antikor düzeylerinin bulunması, bağışıklık sisteminin tiroid bezini tahrip etmeyi hedeflediğinin göstergesidir.
Tiroid Antikorları Neden Tiroid Hastalığı Taramasında Kullanılmıyor?
Niçin TSH (Tiroid Stimülan Hormon) testinin hâlâ tiroid hastalığı için standart tarama testi olarak kullanıldığına hayret edebilirsiniz. Oysa ki tiroid antikorları TSH değerinde bir değişiklik olmasından yıllar önce yükselebilmektedir. Nitekim yakın zamanda tıp camiasının bakışı değişmeye başlamış olup bu konudaki farkındalık artmaktadır. Ayrıca “normal” TSH referans aralığı yeniden tanımlanarak [American College of Clinical Endocrinologists] 0.2-8.0 mIU/mL’den 0.3-3.0 mIU/mL’ye düşürülmüştür.
Referans aralığından söz açılmışken Hashimoto’lu bir kişide TSH sonuçlarının yüksek ve düşük değerler arasında dalgalanma gösterebileceğini bilmeliyiz. Referans aralıkları sadece ortalama değerlerdir yani TSH sonucunuz “normal” olsa bile tiroid hastası olmanız mümkündür. TSH tek başına kullanılacak bir tarama testi değildir. TSH taraması Hashimoto’yu ileri evrelerinde yakalayabilir. Erken teşhis için tiroit antikorları kullanılmalıdır.
Tiroid Antikorlarının Tipleri
Hashimoto’da mevcut olan başlıca üç antikor tipi vardır. Bunlardan ikisi, Tiroid Peroksidaz (TPO) ve Tiroglobülin (TG) antikorları bağışıklık sistemi tarafından tiroid bezine karşı, sanki bu doku yabancı bir istilacı ya da patojenmiş gibi onu tahrip etmek için üretilir. Hashimoto’lu kişilerin yüzde 80-90’ında TPO veya TG antikorlarından biri ya da ikisi bulunur. Tiroid antikorları ne kadar yüksekse aşikar hipotiroidi gelişme olasılığı ve başka otoimmün hastalıkların görülme riski o kadar yüksektir. Halen geçerli olan bilimsel görüşe göre, bu antikorlar tiroid bezindeki ve lenf düğümlerindeki aktive B-hücreleri tarafından salgılanır. Bunlar tiroid bezine doğrudan saldırmazlar ama muhtemelen tiroid bezine gerçek zararı veren T hücrelerini aktive ederler.
Tiroid Antikorları Testi Pozitif Olmadan Hashimoto Olabilir miyim?
Eldeki tıbbi verilere göre Hashimoto’lu kişilerin yüzde 80-90 kadarında TPO antikorları mevcuttur. Yapılan bazı araştırmalarda ince iğne tiroid biyopsisi sonuçları Hashimoto için pozitif olan hastaların yarısında TPO antikorları saptanmıştır. Bu, tiroid antikoru testi negatif olan kişilerde de Hashimoto bulunabileceğini ifade eder. Serum negatif Hashimoto olarak bilinen bu hastalık formu daha hafif ve yavaş seyirlidir.
Sonuçlar Hangi Aralıkta Olmalı?
Tam bir tiroid paneli TSH, serbest T3, serbest T4 ve iki tiroid antikorunu (TPO ve TG) içerir.
TPO ve TG antikorları için normal referans <35 IU/mL’nin altındadır. Konvansiyonel standartlara göre bunun altındaki değerler normal kabul edilse de fonksiyonel tıp açısından optimal TPO ve TG antikor değerleri <2 IU/mL olmalıdır. Tiroid Testler için Referans Aralıkları: Standart Referans Aralığı Optimal Referans Aralığı TSH 0.4-5.5 IU/L 0.5-2 IU/L, yaşlılarda 0.5-2.5 IU/L Serbest T4 9-23 pmol/L 15-23 pmol/L Serbest T3 3-7 pmol/L 5-7 pmol/L Reverse T3 11-21 ng/dl 11-18 ng/dl TPO Antikorları <35 IU/mL <2 IU/mL TG Antikorları <35 IU/mL <2 IU/mL Antikor Değerinin Ne Kadar Yüksek Olduğu Önemli mi? Bazı klinisyenlere göre antikor sayısı dalgalanma gösterdiğinden bu sayının yüksekliği önemli değildir. Bir kez tiroid antikoru oluşan kişide her zaman bu antikor bulunabilir. Ama bunun aksi görüşte olanlar da vardır. Antikor sayısı (stres gibi) tetikleyici faktörlere yanıt olarak dalgalanma gösterdiğinden, bu sayı hastalığın ilerleyişini takip etmek için faydalı olabilir. Öte yandan hastanın genel sağlık durumu, kendini nasıl hissettiği sorgulanarak büyük resme bakmak unutulmamalıdır. Hangi Değerler Remisyon Sayılır? Remisyon ve şifa aynı şeyler değildir. Remisyon hastalığın ara vermesi, bulgu ve semptomların bir süre azalması veya ortadan kalkması durumudur. Araştırmacılar tiroid antikorlarının 100 IU/mL’nin altına düşmesini “remisyon durumu” ve 500 IU/mL’nin üstüne çıkmasını “agresif” hastalık olarak kabul etse de yukarıda belirtildiği gibi daima büyük resme bakmak önemlidir. Ancak remisyonun tanımı kişiye göre değişebilir. Eğer tiroid antikorları başlangıçta 5000 IU/ml ve 10+ semptomu olan bir hastada antikorlar 1000 IU/ml ve semptom sayısı 5 ‘e inmişse bu durum o hasta için remisyon sayılabilir. Tersine antikoru başlangıçta 200 IU/ml ve 3 semptomu bulunan bir hastada tiroid antikorlarının 1000 IU/ml ‘ye ve semptom sayısının 5’e çıkması bir alevlenme ya da ilerleme sayılabilir. Görüldüğü gibi remisyon hedefi her hasta için farklı olabilir. Bazı olgularda tiroid antikorlarının artık pozitif olmadığı ve tek bir semptomun dahi bulunmadığı, tiroid bezinde hiçbir hasar bulgusuna rastlanmayan tam remisyon sağlanması mümkün olur. Tiroid Antikorları Ne Sıklıkla Test Edilmeli? Tiroid antikorlarının bir kez test edilmesinin yeterli olduğunu savunanlar varsa da tiroid antikorlarının takip edilmesi tiroid bezine karşı saldırının ne kadar agresif olduğu hakkında bir fikir verebilir. Yüksek antikor sayısı bir alevlenme veya durumun kötüleştiğinin göstergesi olabilir Kuşkusuz başka laboratuvar testleri ve semptomlar da mutlaka göz önüne alınmalıdır. Ayrıca antikorların izlenmesi diyet ve besin destekleri, yaşam tarzı değişimleri gibi müdahalelerin ne kadar işe yaradığıyla ilgili fikir verebilir. Tedavi ve aktif destekleyici müdahale uygulanan hastalarda antikor düzeylerinin trendi görmek için her 1-3 ayda tekrar bakılması gerektiği ve yapılan müdahalelerin etkisinin tam olarak 3 ay ile 2 yıl içesinde görülebileceği belirtilmelidir.