Bigstock Blood Testing 29116 696×522

Serum Ferritin ve GGT – Sağlığınız için Çok Önemli İki Test

Sağlıklı bir yaşam için değerli bilgiler veren tarama ve laboratuar testleri arasında bazılarının ayrı bir önemi vardır. Bu yazımda çok önemli iki laboratuar testinden söz etmek istiyorum. Bunlar serum ferritin (depo demiri ölçer) ve kısaca GGT olarak adlandırılan gamma-glutamil transpeptidaz (demir toksisitesi ve erken ölüm riski ile bağlantılıdır) testleri. Serum ferritin ve GGT düzeylerinizi ölçtürerek, eğer yüksekse gerekli önlemleri alarak ciddi sağlık sorunlarından korunmanız mümkün olabilir.
Erişkinler için her yıl serum ferritin testi ve GGT ölçümlerinizi yaptırmayı öneririm. Zira demir yüklenmesi sağlığınız için vitamin D noksanlığı kadar önemli bir tehlikedir.( Yaşamsal önemi olan D vitamini düzeyi gibi testleri yılda en az iki defa kontrol ettirmemizde fayda var. D vitaminin ayrı bir yazı konusu olarak işleyeceğiz.)
Demir Yüklenmesi: Demir Eksikliği Kadar Ciddi
Demir destekleri günümüzde sık kullanılan beslenme destekleri arasındadır. Ayrıca çoğu multivitaminin içerisinde demir bulunur. Pek çok işlenmiş hazır gıda demirle zenginleştirilmiştir. Demir içeren mutfak eşyaları yoluyla da belirli miktarda demir alırız. Demir biyolojik işlevler için gerekli olmakla birlikte fazlasının vücudumuza çok zararı olabilir.
Demir dendiğinde ilk aklımıza gelen şey çoğu kez “kansızlık” olur. Daha doğru anlatımıyla demir eksikliği anemisi denen bu kansızlık çeşidi ülkemizde özellikle üreme çağındaki kadınlarda ve çocuklarda önemli bir toplum sağlığı sorunu olsa da demir yüklenmesi denen tablo ondan çok daha tehlikelidir. O nedenle her iki durumdan korunmak için vücuttaki demir depolarının kontrol edilmesi gerekir.
Bütün erişkin erkekler ve postmenopozal kadınlar yetersiz demir atılımı nedeniyle demir yüklenmesi riski taşırlar zira bu gruplarda, adet gören kadınlardaki gibi düzenli kan kaybı olmadığından, fazla demirin vücutta birikmesi oldukça kolaydır. Kan kaybı, vücuttaki fazla demirin atılmasının başlıca yoludur çünkü vücudun demir için aktif bir atılım mekanizması yoktur. Demir fazlalığının sık rastlanan bir diğer sebebi de düzeni alkol tüketimidir. Alkol alımı, beslenme yoluyla alınan demirin emilimini artıran bir faktördür. Sözgelimi etle birlikte şarap içildiğinde oldukça yüksek miktarda demir emilimi gerçekleşir. Bir de vücutta aşırı ve tehlikeli düzeyde yüksek demir birikmesine neden olan bir kalıtsal hastalık vardır: hemokromatoz.
Tedavi edilmediğinde, yüksek demir düzeyleri kanser, kalp hastalığı, diyabet, nörodejeneratif hastalıklar ve artrit gibi pek çok başka sağlık sorununa yol açabilir. Demirin fazlası bu kadar zararlı iken demir depolarının normal değerin alt ucuna yakın olması bile normal alyuvar yapımı ve anemiden korunmak için yeterli olabilir.
Demirin zararlı etkileri, vücudun enerji santralları olan mitokondrilerin iç zarlarındaki bir reaksiyonu katalizlemesine bağlıdır. Demir ile hidrojen peroksit reaksiyona girdiğinde hidroksil serbest radikalleri oluşur. Bunlar bilinen en zararlı serbest radikal türleri olup mitokondrilerde şiddetli işlev bozukluğuna neden olurlar. Mitokondriyal disfonksiyon kronik dejeneratif hastalıkların neredeyse tümünün altında yatan sebeptir.
GGT: Erken Ölümün Güçlü Bir Göstergesi
GGT glutatyon metabolizması, aminoasitlerin ve peptitlerin taşınmasıyla ilişkili bir karaciğer enzimidir. GGT testi karaciğerinizin durumu hakkında bilgi vermenin ötesinde serbest demir fazlalığı için bir tarama testi ve ani kalp ölümü riskinin çok iyi bir göstergesidir.
Son yıllarda, bilim insanları GGT’nin demirle güçlü bir etkileşim içerisinde olduğunu keşfettiler. Öyle ki serum ferritin ve GGT düzeylerinin ikisi de yüksekse kronik sağlık sorunlarıyla karşılaşma riskiniz anlamlı ölçüde yüksektir. Çünkü çok toksik olan serbest demiriniz hem de bu toksisitenin devam etmesini sağlayan depo demiriniz aşırı yüksek demektir.
Nitekim hayat sigortaları GGT yüksekliğini erken ölümü en iyi tahmin ettiren tek ölçüm olarak kabul etmektedir. Epidemiyolojik çalışmalar GGT yüksekliğinin serbest radikaller ve hidroksil radikallerin rol oynadığı her türlü nedene bağlı ölüm riskini artırdığını göstermektedir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyaya gelmiş olanlar, yani günümüzdeki “yeni orta yaş” kuşağı, çevresel toksinlere yüksek oranda maruz kaldıklarından daha büyük riske sahiptir. Vücudun en önemli antioksidanı olan glutatyon düzeylerinin düşmesi, bizim çevresel toksinlere duyarlı kılmakta, özellikle kronik hastalıklara ve otoimmün hastalıklara yatkınlığı artırmaktadır.
İdeal GGT ve Demir Düzeyleri
Birçok başka laboratuar testinde olduğu gibi, GGT ve serum ferritin değerlerinin “normal” sınırları maalesef ideal olmaktan uzaktır. Yani bu testlerin sözde “normal” sınırlar içerisinde olması, sağlıklı bir yaşamın garantisi değildir. Ayrıca demir toksisitesi açısından doğru bir yorum için ikisine de bakılması gerekir. GGT 30 U/L’nin üzerinde ise kanser ve otoimmün hastalık riski artmaktadır. Kişinin beden kütle indeksi ne kadar düşükse GGT’nin daha düşük olması önerilmektedir.
Serum ferritini ise 20 ng/mL ile 80 ng/ml arasında tutulmalıdır. İdeal düzeyler 30 ile 60 ng/ml arasındadır. Demir eksikliğiyle ilgili klinik çalışmalarda demir eksikliği için eşik değer, serum ferritini için genellikle 12 – 15 ng/ml’dir. Hamilelik demir düzeylerinin dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur ve demir eksikliğinden kaçınılmalıdır.
Ferritin ve GGT etkileşim içerisinde olduklarından, düşük GGT değerleri yüksek ferritine karşı koruyucudur. Eğer GGT değeriniz düşükse ferritin değeriniz idealden biraz yüksek olsa bile büyük ölçüde bunun zararından korunabilirsiniz. Gene de ferritini daha ideal bir düzeye indirmek her zaman yararlı olacaktır. Öte yandan ferritin değeriniz düşük olsa bile GGT düzeylerinin yüksek olması kaygı verici bir durum sayılmalı ve araştırılmalıdır.