Dr Murat Keklikoglu Soy Products1

Kollajen

Kollajen – Nedir ve Neye Yarar?

Kollajen vücudumuzda en bol bulunan proteindir. Vücudun protein bileşiminin yaklaşık üçte biri kollajenden oluşur. Cildin yapısını oluşturmak ve kan pıhtılaşmasına yardımcı olmak gibi önemli rolleri vardır. Kemiklerin, cildin, kasların, eklem bağları ve kirişlerin esas yapı taşı kollajendir. Kan damarları, kornea (gözün saydamtabakası) ve dişler gibi birçok vücut dokusunda da kollajen bulunur.  Yakın zamanda besin desteği olarak popülerlik kazanan kollajen ayrıca şampuan ve vücut losyonlarının formüllerine eklenmektedir.

Kollajeni parçaları bir arada tutan “zamk” gibi düşünebiliriz. Kollajen sözcüğünün kökeni Yunanca zamk anlamına gelen “kólla” sözcüğünden gelir.

Yaşlandıkça vücudumuz daha az ve daha düşük kalitede kollajen üretir. Kollajen eksikliğinin ilk belirtileri cildimizin sağlamlık ve esnekliğinin azalmasıdır. Aynı şekilde kıkırdaklar kollajen yapılarının bozulması sonucunda, yaşlanmaya bağlı olarak zayıflar.

Kollajen üretimini artıran nütrientler

Vücudumuz kollajenin ön maddesi olan prokollajeni iki amino asidi, glisin ve prolini birleştirerek üretir. Bu süreçte C vitamini kullanılır. Aşağıdaki nütrientleri bol miktarda alarak bu önemli proteinin yapımında vücudunuza yardımcı olabilirsiniz:

C Vitamini: Turunçgillerde, dolmalık biberlerde ve çilekte bol miktarda bulunur.

Prolin: Yumurta akı, buğday rüşeymi, süt ürünleri, lahana, kuşkonmaz ve mantarlarda bol miktarda bulunan bir proteindir.

Glisin: Tavuk derisi ve jelatinde bol miktarda bulunmakla birlikte glisin protein içeren çeşitli gıdalarda da mevcuttur.

Bakır: Sakatat, susam, kakao, keju fıstığı ve mercimekte  bol miktarda bakır vardır.

Ayrıca vücudumuza yeni protein yapımında kullanılan amino asitleri içeren yüksek kaliteli protein temin etmemiz gerekir. Kırmızı et ve kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt ürünleri, baklagiller mükemmel amino asit kaynaklarıdır.

Kollajene zarar veren faktörler

Kollajen yapımı kadar, onu yıkımdan korumak da önemli. Aşağıdakilerden uzak durmak vücudumuzdaki kollajenin bozulmasını ve yıkılmasını önlemeye yardımcı olacaktır:

Şeker ve rafine karbonhidratlar: Şeker kollajenin kendini onarma yeteneğiyle etkileşir. Şeker ve rafine karbonhidrat (beyaz undan üretilen gıdalar) tüketiminizi asgariye indirin.

Çok fazla güneş ışığı: Morötesi (ultraviyole) ışınlar kollajen üretimini azaltabilir. Aşırı güneşe maruz kalmaktan kaçının.

Sigara: Sigara kollajen üretimini azaltmaktadır. Sigara içenlerde yaralar daha geç iyileşir, cilt onarımı bozulur ve kırışıklıklar daha çabuk oluşur.

Lupus gibi bazı otoimmün ve romatolojik hastalıklar da kollajene hasar verebilir.

Doğal kollajen kaynakları

 

Kollajen besi hayvanlarının kemik ve ayak paçası  gibi bağ dokularında ve tavuğun kemikleri ve derisinde bol miktarda mevcuttur. Hayvan kemiklerinin ve bağ dokusunun kaynatılarak hazırlandığı kemik suyu, tavuk suyu ve kelle paça çorbası iyi birer kollajen kaynağıdır. Jelatin esasen pişmiş kollajendir ve onun üretimine yarayan amino asitlerden çok zengindir. Ancak kollajenden zengin gıdalar tüketmenin vücutta kollajen düzeylerini gerçekten artırıp artırmadığı konusunda tartışma vardır. Zira yediğiniz proteinler önce amino asitlere parçalanır sonra yeniden bir araya getirilir yani yediğiniz kollajen doğrudan doğruya vücutta kollajen olarak kullanılamaz.

Kollajen destekleri

Popüler olan iki tip kollajen desteği vardır: hidrolize kollajen (kollajen hidrolizatı) ve jelatin. Jelatin kollajenin pişirilmesiyle elde edilir. Bunlar vücut tarafından emilimi daha kolay olan küçük peptitlere parçalanmış olan proteinlerdir. Kollajen destekleriyle yapılan çalışmalarda cilt, kas ve eklemler üzerinde bazı yararlarının olduğu gösterilmiştir.

Kollajenin yararları

Kollajene beslenme tarzınızda daha çok yer vermeniz, başlıca 7 alanda sağlığınıza faydalı olabilir:

  1. Cilt ve Saçlar: Kollajenin kadınlarda cilt esnekliğini artış görülmüştür. Kollajen seviyesinin artması daha sıkı, esnek, pürüzsüz bir cilde yardımcı olacak, cildiniz normal yenilenme ve kendini onarma yeteneğini koruyacaktır.Kollajen çizgi ve kırışıklıkları azaltmak için cilt bakım kremlerine eklenmektedir. Ne var ki kollajen molekülünün çok büyük oluşu nedeniyle ciltten emilimi konusunda soru işareti vardır.
  2. Kas, kemik ve eklemler: Kollajen azaldıkça eklem kıkırdakları, bağ ve destek dokusu gücünü kaybeder. Kollajen, gıcırdayan kapı menteşelerinin yağlanması gibi, eklemlerdeki bozulmayı azaltabilir. Artritli (eklem iltihabı) hastalarda yapılan 70 günlük bir çalışmada kollajen desteği verildiğinde eklem ağrılarında anlamlı bir azalma olmuştur. Kollajen desteklerinin kas çalışması yapan yaşlı erkeklerde kas kütlesi ve gücünü plasebodan (etken madde içermeyen hap) daha çok artırdığı bulunmuştur.
  3. Bağırsaklar Toksinlerin sindirim kanalından vücuda sızdığı bir durum olan aşırı geçirgen bağırsak sendromunda kollajen desteği çok faydalı olabilir. Kollajen desteğiyle hasarlı bağırsak hücrelerinin onarılması mümkün olabilir.
  4. Metabolizma ve Enerji: Kollajenin yapısında bulunan glisin amino asidinin insülin direnci olan ve diyabetik hastaların beslenmesinde düşük olduğu ve glisin desteğiyle klinik laboratuar değerlerinde anlamlı düzelmeler elde edildiği gösterilmiştir. Glisin kaslarda enerji kullanımını ve canlılığı artıran bir amino asittir.
  5. Tırnaklar ve Dişler: Kollajen proteini tırnakların ve dişlerin yapı taşıdır. Bu dokuların sağlıklı olması ve onarımı için kollajen gereklidir.
  6. Detoks: Kollajendeki glisin vücuttaki zehirli maddeleri etkisizleştirmekten sorumlu organı karaciğerin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı olur.
  7. Sellülit: Kollajenin azalmasına bağlı olarak cilt esnekliğini yitirdiğinde ve inceldiğinde bunun yan etkilerinden biri de normalde cilt yüzeyinin altında cereyan eden bir süreç olan sellülitin görünür hale gelmesidir — kollajen desteğiyle cilt esnekliğinin artırılması sellülit görünümünün azalmasına yardımcı olacaktır.